Dinlendirici liman…Kitap…

Beni en çok rahatlatan şey ne derseniz, kitap okumak derim hiç düşünmeden. Geçen seneye kadar azıcık bir vaktim olsun hemen temizlik yapmaya girişirdim. Ama bu sene böyle değilim. Asgari düzeyde temizliğimi yapıyorum, akşama yetecek yemeğimi yapıyorum, ufaklığı bakıcıdan almadan az da olsa kitabımı okuyorum. Çünkü…

Ders 1: İnsan İlişkileri

Şu hayattaki en zor şeylerden birisi bence insan ilişkileri. Kişilerin yaptığı hareketlere, söylediği laflara alınganlık gösterirdim. Günlerce kafama takardım. Kendimi sorguya çeker, nerede hata yaptığımı anlamaya çalışırdım. Boş ver diyemezdim. Ama artık diyorum. BOŞ VER… Boş ver diyebilmek ne zormuş. Tam 34 yılımı aldı. Yıllarım…

Beyaz zambaklar ülkesinde

İlkokula giderken cumartesi sabahları erkenden kalkar, kahvaltımızı yapar, resim ödevi dahil olmak üzere bütün ödevlerimizi çantamıza koyar, doğru kütüphaneye giderdik. Ödevlerimizi masanın sağ yanına yığar, bitirdikçe sol tarafa aktarırdık. En son resim ödevimizi yapar, gönül rahatlığıyla çantamıza koyardık. Sıra gelirdi en sevdiğimiz şeye; kitap okumaya….

Yoğun geçen ilk haftam

Dönemin ilk haftası hayırlısıyla bitti. Bu hafta okulun ilk haftası olması nedeniyle çok yoğun geçti. İlk günden toplantı yapıldı. Herkes toplantı yapılacağından ötürü mutsuzken ben aksine mutluydum. Eşim çocuklarla uzun bir zaman geçirecekti, bebeğim biraz memesiz kalacaktı, aklım evdeydi ama ben yine de toplantıda olmaktan…

Doğum sonrası işe dönüş

Okullar açıldı, ilk haftası bitti bile. Ben de uzun bir aranın ardından okuluma, öğrencilerime geri döndüm. Okullar açılmadan bir arkadaşla konuşuyoruz. Dedi ki “yeni doğum yapan anneler işe başladığında verimsiz oluyor, akılları hep evde bebeğinde kalıyor.” Çok alıngan, kırılgan olmama rağmen hiç de bu lafları…